Hindistan Cumhurbaşkanı’na Fahri Doktora Töreni

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Siyasal Bilgiler Fakültesi Yönetim kurulunun önerisiyle Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Mukherjee’ye, 5 Ekim 2013 tarihinde İÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle fahri doktora unvanı verildi.

Tören, İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emrah Cengiz tarafından Pranab Mukherjee fahri doktora unvanı verilmesi ile gerçekleşti. Gerekçe de şu ifadeler yer aldı:

“Ekselansları Sayın Mukherjee’nin ülkesinin yanı sıra insanlığa hizmet etme arzusunun göstergesi olan çabaları çerçevesinde önemli hizmetlere imza atmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı kamu yönetiminde birbirinden farklı sorumluluklar içeren görevlerde başarıyla hizmet etmiş ve sıra dışı bir biçimde farklı alanlarda takdir toplayan bakanlık görevleri yapmıştır. Akademik bilgi ve birikiminin de bu hizmetlerine katkısı açıktır. Bugüne kadar aldığı unvanlar ve ödüller de yaşam başarısının yalnızca ülke ve bölgesinde değil bütün dünyada geçerlilik taşıdığını destekler niteliktedir.

Bu değerlendirmeler çerçevesinde İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Fakülte Kurulu 17.09.2013 tarihli kararı ile, ekselansları Sayın Pranab Kumar Mukherjee’ye kamu yönetimindeki çok yönlü üstün başarısı ile “Siyaset Bilimi Onursal Doktorası’’ verilmesi teklifini kabul etmiştir.”

Fahri doktora verilme gerekçesinin okunmasının ardından kürsüye çıkan İÜ Rektörü Prof Dr. Yunus Söylet konuşmasında, Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Mukherjee’nin Hindistan demokrasisi ve dünya barışı için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet konuşmasına şöyle devam etti:

“Her ülkenin ismi söylendiğinde insanlarda uyandırdığı kendine has bir duygu vardır. Ben Hintli kardeşlerimizin Türkiye’de geçirdikleri vakit süresince kendi ülkelerinin adı her geçtiğinde, kendilerine yönelmiş olan ve tarihi çok eskilere dayanan sempatiyi kolayca sezebileceklerini düşünmekteyim.  İki ülkenin tarihin derinliklerine kök salmış ilişkileri, kültür, sanat, mimari gibi alanlarda yüzyıllar içinde serpilmiş, güçlenmiş, iki toplumu dost kılmıştır.

 Bugün bütün dünyada dost ve kardeş ülke Hindistan’a yönelmiş büyük bir merak ve hayranlık var. Bu ilgi Hindistan’ın her geçen yıl daha iyi tanınmasını ve derin Hint kültürünün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Hindistan, geçtiğimiz on yıllık periyotta dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden biri olarak kendine yetmeyi hedeflemiş bir ülkedir. Bu hedefi gerçekçi kılmakta ise son derece başarılı olmuştur. Gelişmişlik yolunda attığı dev adımlar, kültürüne yönelik saygıya eşlik eden yeni bir hayranlık konusudur.”

 Yeni Dünyaya Uyum Sağlamaya Çalışıyoruz.

 “Gittikçe daha iç içe geçmiş, siyasetin geçmişten farklı olarak değerlendirildiği, ekonomik ilişkileri daha kompleks olan ve kültürel olarak da aradaki mesafeleri sürekli olarak daraltan bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bu yenidünya, tarihte eşi olmayan olanakları bize sunarken aynı zamanda yeni sorumluluklar da yüklüyor. Bu sorumlulukları yerine getirirken yeni yaklaşımlara ihtiyacımız var.  İnsana ve dolayısıyla topluma hizmet eden akılcı yönetim anlayışına yönelmiş yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyuyoruz.

 Hepimiz bireyin potansiyellerini tamamen ortaya çıkartacak, farklılıkları zenginleştirici bir avantaja dönüştürecek, katılımı artırarak çoğulculuk içinde uyumlu bir toplum olmanın yolunu açacak yeni yöntemler, yeni perspektifler bulmanın peşindeyiz. Bizim ülkemizin de, dost ülke Hindistan’ın da bu süreçte benzer hedeflere sahip olduğunu, benzer zorluklara çözüm aradığını ve benzer yolları izlediğinin farkındayız.

 Hepimiz biliyoruz ki bize olanaklarını sunmak için yükümlülüklerimizi yerine getirmemizi isteyen yeni dünya her şeyden önce bu konuda bir farkındalık ve vizyon sahibi devlet adamlarına ihtiyaç duymaktadır. İyi bir devlet adamı ülkesinin yarınlarına, insanlarının dostluğuna, adaletin devamlılığına hizmet edendir.”

 “Sayın Mukherjee İnsanlığın Yüce Değerlerine Emek Vermiş Bir Devlet Adamıdır.”

 “Sayın Mukherjee, yakın zamanda bir törende yaptığı bir konuşmada, Hindistan’ın tarihte bütün dünyada bir çekim merkezi olan antik Hint eğitim kurumlarına denk dünya klasmanında üniversitelere sahip olması gerektiğinin altını çizmiştir. Sayın Mukherjee üniversiteyi kökleri temel eğitim ve öğretim sisteminde olan bir ağaca benzeterek bu ağacın köklerine de, dallarına da yapraklarına da yatırım yapmanın zorunlu olduğunu dile getirmiştir.

 Ben bir üniversite rektörü olarak gelişmenin anahtarı olarak eğitime işaret eden, bunu eşitlik-adalet-özgürlük ve kardeşlik hedefleriyle bir araya getiren ve demokrasinin kıymetini vurgulayan bir devlet adamını ağırlamaktan ayrıca onur duyuyorum.

 Sayın Cumhurbaşkanı çok farklı kademelerinde büyük başarılar gösterdiği devlet adamlığında dünyaya katkı yapan bir idareci ve siyasetçi olmuştur.

 Türkiye Cumhuriyeti bürokrasisine ve siyasetine farklı kademelerde hizmet veren binlerce hizmet insanını yetiştiren İstanbul Üniversitesi ve bu doktorayı veren Siyasal Bilgiler Fakültesi, Sayın Mukherjee gibi saygın ve insanlığın yüce değerlerine emek vermiş bir devlet adamına fahri doktora vermekten büyük onur duymaktadır.

 Bu fahri doktoranın iki ülke ilişkilerinde Türkiye ve Hindistan halklarının kadim dostluğunda anlamlı bir yadigâr olacağına içtenlikle inanıyorum.”

Konuşmasına Türkiye ve Hindistan’ın dost ülkeler olduğunu vurgulayarak başlayan Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Kumar Mukherjee, sözlerine şöyle devam etti.

“Bugün siyasal bilgiler alanında bana fahri doktora veren İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne teşekkürlerimi iletmek isterim. Burada olmaktan özellikle medeniyetleri ve kıtaları birbirine bağlayan böyle bir ülkede bir doktoraya sahip olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duymaktayım.

 200 yıllık bir geçmişe sahibiz ve deneyimlerimiz var. Türkiye ile olan güçlü bağlantılarımız bulunmaktadır. Hindistan ve Türkiye arasında hali hazırda ikili anlaşmalarımız ve çeşitli ilişkilerimiz mevcut. Dolayısıyla burada bulunun tüm Türklere, değerli meslektaşlarıma, değerli hocalarımıza teşekkürlerimi iletmek isterim. Bu vesile ile var olan bu ikili ilişkilerimiz ileride de devam edeceğini ifade etmek isterim. Siyasi bilimlerden böyle bir doktora almak benim için son derece de gurur verici bir anıdır ve demokrasiye katkıda bulunmuş biri olarak, bu doktorayı almaktan dolayı en içten teşekkürlerimi İstanbul Üniversitesi’ne iletmek isterim.

 Hindistan Ekonomisi olarak, gelişen bir ülkeyiz. Hindistan Demokrasisi 1947 yılında başladı. Büyük zorluklardan geçerek bu seviyeye ulaştı. Demokrasimiz bildiğiniz üzere yasama ve yürütme organları ile işletilmektedir. Ve hükümetimizde halkımızı temsil eden parlamenterler güçlerini halkımızdan almaktadırlar. Parlamenterlerimiz demokrasiye uygun olarak halk tarafından seçilmektedir. Parlamenter sistemimizde tüm bakanlarımız ve yöneticilerimiz bir kişiye hesap vermek zorundadır. Dolayısı ile her vergilendirme her harcama bir şekilde sorgulanmaktadır. Türkiye ile yakın bir beraberlik ile içerisindeyiz. Bu iki ülke zamanında büyük zorluklar içerisinden geçmiş demokrasilerini bu seviyeye ulaştırmışlardır.

 Her iki hükümette değerlerini ön planda tutan hükümetlerdir. Fakir ve zengin arasındaki oluşan ayrımı kapatmak niyetindedirler. Yargı süreçlerimiz ise şeffaf süreçlerdir ve bu yargı süreci hesap verilebilir bir süreci içermektedir. Her iki ülkede bu anlamda ortak noktalar taşımaktadır. Yaklaşık olarak üç gün önce 2 Ekim 2013’te Mahatma Gandhi’nin 44. Ölüm yıldönümünde onu andık. Mahatma Gandhi Hindistan’ın kurucusudur. Aynı şekilde Mustafa Kemal Atatürk’ü de baba olarak nitelendireceğimiz gibi Mahatma Gandhi’yi de Hindistan için bu şekilde nitelendirebiliriz. Farkındayız ki her iki ülkenin de kurucusu büyük bir saygıyı hak etmektedir. Ve yaklaşık olarak 60 yıldır Hindistan’da geliştirilen demokrasi Mahatma Gandhi’ye dayanmaktadır. Ve bu demokrasi için büyük çabalar harcanmıştır.

 Bu dünyada yaşayan birisi olarak şu soruyu soruyorum, hoşgörü dürüstlük ve insana saygı olmasa bu dünyada nasıl yaşayabiliriz? Çeşitli zorluklara rağmen Hindistan istediğimiz noktaya gelmiş bulunmaktadır. Dünyada ki diğer ülkelerle kıyasladığımızda, yaklaşık olarak 3 trilyonluk bir ekonomiye sahibiyiz; bölgede önemli bir ticari çekim merkeziyiz. Ve bu hali ile dünyanın en hızlı gelişen ülkeleri arasında yer almaktayız.

 Bildiğiniz üzere Hindistan ve Türkiye coğrafi konumları bakımından stratejik öneme sahip noktalarda bulunmaktadırlar. Fakat bu noktalar bazen zorlukları da beraberinde getirmektedir. Ülkelerimize içeriden ve dışarıdan müdahalelerde bulunabilmektedirler, ancak bu konuda Hindistan ve Türkiye’nin barışı her zaman ön planda olacaktır. Umarım gelecekte fırsatlarımız ve ülkemizde ki yaşam koşulları daha iyi bir şekilde gelişecektir. Ve daha iyi noktalara ulaşacaktır. Şundan mutluyum ki Hindistan Mahatma Gandhi’nin de istediği gibi laik demokratik sosyal bir devlettir ve Türkiye’de aynı gelişimi göstermektedir.’’ Pranab Kumar Mukherjee Prof. Dr. Yunus Söylet ve Katılımcılara teşekkürlerini sunarak, konuşmasını sonlandırdı.”

İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet konuşmasını yaptıktan sonra Pranab Mukherjee’ye “Fahri Doktora Diploması”nı takdim ederek “akademik kıyafet” giydirdi ve  “İstanbul Üniversitesi Rozeti”ni taktı.

 Ekselansları Pranab Mukherjee Özgeçmiş

 “Ekselansları Sayın Pranab Mukherjee, 11 Aralık 1935’de, İngiliz Hindistanı’nın Bengal eyaletinin Birbhum bölgesinde Mirati köyünde dünyaya gelmiştir. Kalküta Üniversitesi’nden hukuk alanında lisans ve siyaset bilimi ve tarih alanlarında yüksek lisans dereceleri almıştır. Başbakan Indira Gandhi hükümeti’nde 1969 yılında Hindistan Ulusal Kongresi ile siyasi kariyerine başlayan Sayın Mukherjee, Indira Gandhi’nin güveni kazanmış ve partinin üst düzey yönetimine dahil olmuştur. 1973’de ilk kez kabineye giren Sayın Mukherjee, 1973-1974 yılları arasında Kalkınma Bakanlığı, 1974’te Ulaşım Bakanlığı, 1974-1975 yılları arasında Maliye Bakanlığı, 1975-1977 yılları arasında Bankacılık Bakanlığı, 1980-1982 yılları arasında Ticaret Bakanlığı, 1982-1984 yılları arasında Maliye Bakanlığı, 1984’te Ticaret Bakanlığı, 1993-1995 yılları arasında Ticaret Bakanlığı, 1995-1996 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı, 2004-2006 yılları arasında Savunma Bakanlığı, 2006-2009 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı ve 2009-2012 yılları arasında Maliye Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur. Sayın Mukherjee, 22 Temmuz 2012 tarihinde ise Devlet Başkanı olarak seçilmiştir.

Siyasi hayatında birçok başarıya imza atan Sayın Mukherjee ülkesine ve dünyaya katkıları neticesinde birçok ödüle layık görülmüştür. 1984 yılında Euromoney dergisi tarafından dünyanın en iyi maliye bakanı olarak değerlendirilmiş olan Sayın Mukherjee, 2010 yılında Dünya Bankası ve IMF’nin günlük gazetesi Emerging Markets tarafından “Asya’da Yılın Maliye Bakanı’’ seçilmiştir. 2010 yılının Aralık ayında, The Banker kendisini “Yılın Maliye Bakanı” olarak seçmiştir. Hindistan hükümeti tarafından, 2008 yılında Hindistan’ın ikinci en yüksek sivil ödülü olan Padma Vibhushan madalyasını almıştır.

Birçok farklı üniversite tarafından fahri doktora unvanına layık görülen Sayın Mukharjee Midterm Poll, Beyond Survival, Emerging Dimensions of Indian Economy, Off the Track Saga of Struggle and Sacrifice ve Challange before the Nation kitaplarının da yazarıdır.