Arap Baharında Uyanış: Suriye

14-03-2012

İstanbul Üniversitesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Topluluğu tarafından düzenlenen “Arap Baharında Uyanış: Suriye”  etkinliği, 14.03.2012 tarihinde Enstitümüz Seyyid Hasa Paşa Medresesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti.İki oturum halinde düzenlenen etkinliğin açılışı, Arap Baharı’nın ortaya çıkışına dair kısa bir anlatı ve slayt gösterisiyle yapıldı. Programın ilk konuşmacısı Gazeteci-Yazar Ardan Zentürk “Soğuk Savaş ve Sonrası Arap Dünyası” başlıklı konuşmasına; 1945-1991 döneminde Amerika ve Sovyetler Birliği arasında süren soğuk savaştan örnekler verip soğuk savaş kavramına açıklık getirerek başlarken; Arap Baharı’nın ortaya çıkışının tarihî temellerine, Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinin Ortadoğu üzerindeki etkisi, Anthony Ashley Cooper’ın 1839 yılında ortaya attığı görüşlerinin Batı’nın bugünkü Ortadoğu politikasına olan yansıması, İsrail Devleti’nin kuruluşu ve Baaz Hareketi gibi açılardan yaklaştı.Ardından söz alan TRT Arapça Haber Müdürü Salih Boztaş, konuşmasının eksenini Türkiye-Suriye ilişkileri üzerine kurarak, iki ülke arasındaki ilişkilere ve Suriye’deki ortama bizzat yaptığı gözlemler üzerinden örnekler vererek değindi. Türkiye-Suriye arasında bir dönem gerçekleşen yakınlaşmaya ve bunun her iki devlet açısından sebeplerine açıklama getiren Boztaş, ülkeye yaptığı ziyaretler esnasında bir gazeteci olarak yaşadığı zorlukları ve Arap ülkelerinin dışa yansıyan imajının nasıl ortaya çıktığını anılarıyla harmanlayarak öğrencilere aktardı.İlk oturumun son konuşmacısı olan AA Ortadoğu Masası Haber Müdürü Zübeyir Somuncu, kısa tutmayı tercih ettiği konuşmasında Suriye’ye giden gazetecilerin gergin ortam nedeniyle ülkeyle ilgili haber yapamaması ve insanların olan bitene genel tepkisizliği üzerinde durdu. Bu üç konuşmanın ardından yapılan bir soru-cevap bölümüyle programın ilk oturumu sona ermiş oldu.İkinci oturumun ilk konuşmacısı olan Enstitü Müdürümüz Doç. Dr. Bekir Günay, Ortadoğu’da mevcut olan, çoğunluğun aşağı çekilip azınlığın yönetimde olduğu sistem ile bugünkü ortamın temellerini şekillendiren din, milliyetçilik, batı ve ideolojik başlıklı dört koridordan bahsettikten sonra; şu an Arap Baharı adı altında yaşanan değişimin sadece görünüşte kaldığını, kafa değişirken gövdenin aynı olduğunu vurguladı. Ardından dinleyicilere “bu gelişmelerin neden İslam coğrafyasında olduğu” sorusunu yönelten Günay, konuşmasını bir soru-cevap kısmıyla tamamladı.Etkinliğin son konuşmacısı Yrd. Doç. Dr. Zülfikar Tüccar, Türkiye’nin Ortadoğu’ya tamamen güvenlik endişesiyle yaklaşıp değerlendirdiğinden ve farklı perspektiflerden bakmakla ilgili eksikliklerden dem vurarak, gelecek nesillerin bu konuda özenli davranması gerektiğini vurguladı. Sözlerine Türkiye’nin İslam dünyasındaki sorumluluk ve öneminin büyüklüğünün farkında olunmadığı, yabancıların bizim bu misyonumuzun bizden daha çok farkında olduğunu da ekleyen Tüccar, Müslüman devletlerin çoğu için bir umut olan Türkiye’nin bu yüzden dışa bakma zorunluluğu olduğunu belirtti. Zülfikar Tüccar, sözlerini büyük ve önemli bir devlet olan Türkiye’nin bütün dünya meseleleriyle yakından ilgili olmak durumunda olduğu ve gençlerin de bunun bilincinde olmak zorunda olduğuyla bitirdi.İstanbul Üniversitesi öğrencileri tarafından yoğun ilgi gören etkinlik, plaket dağıtım töreniyle birlikte sona erdi.