I. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu

Balıkesir   Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü, Balıkesir Belediyesi,   Balıkesir İl ve Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından 1. Uluslararası Balkan   Tarihi Araştırmaları Sempozyumu (UBTAS) düzenlendi. Sempozyuma Balıkesir   Valisi Ahmet Turhan, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Alkan,   Necatibey Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Özdemir, İstanbul  Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bekir Günay, İl Kültür Müdürü   Prof. Dr. Abdullah Soykan, Amerika Birleşik Devletleri, Arnavutluk,  Hırvatistan, İngiltere, Sırbistan, Bulgaristan, Slovenya, Kosova, Yunanistan,   Romanya ve ülkemizden toplam 23 profesör, tarih kurumu başkanları, dünya   çapında önemli tarihçiler ve ülkelerin duayenlerinden 52 konuşmacı katıldı.

Balıkesir   Üniversitesi, Necatibey Eğitim Fakültesi Konferans Salonunda başlayan  toplantıda bir konuşma yapan Prof. Dr. Bülent Özdemir; Sempozyumun, Balkan  Devletleri içerisinde bulunan kurumları ve kişileri bir araya getirip, Balkan  tarihine bütünsel bir açıdan bakmak amacıyla düzenlendiğini, Balkanlar  dağılırken en çok göç alan illerden biri olan Balıkesir’in toplantıya ev  sahipliği yapmasının da bu bağlamda oldukça önemli olduğunu belirtti.

Sempozyumun   organizatörlerinden Avrasya Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bekir Günay ise   konuşmasında, Balkan coğrafyasında bu tür etkinliklerin önemine vurgu   yaparak, Avrasya Enstitüsü’nün yeni vizyonuyla bu tür organizasyonlar yapmaya   ve işbirliklerine hazır olduğunu söyledi.

Rektör   Prof. Dr. Mahir Alkan da konuşmasında; Balkanlar’da büyük bir miras bırakan Osmanlı arşivlerinin yeterince kullanılmadığı gerçeğinden hareketle,  Sempozyum kapsamında çok sayıda yetkin insanın, geçmişte Balkan tarihi ile   ilgili yapılmış çalışmaların metodolojik bir kritiğini yapmak ve bundan sonra   yapılacak çalışmalara öneriler sunmak amacıyla bir araya geldiğinin altını  çizdi.

Açılışta   söz alan Vali Turhan ise; Balkan Savaşları sonucunda 7 milyon insanın  Türkiye’ye göç ettiğini, bunların önemli bir bölümünün Balıkesir’e  yerleştiğini, süreç içerisinde İlimizin bu coğrafya ile sıkı ilişkiler  kurduğunu ve esasen bu nedenle böyle bir sempozyumun Balıkesir’de yapılmasını   çok önemsediğini ifade etti.

UBTAS’ın   ikinci gününe termal kaynaklarıyla ünlü Güre Beldesi’nde devam edilirken,   Sempozyumun genelinde; Balkan Araştırmalarının nasıl yapılması gerektiği,   karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri konuşuldu.

Yerel ve   ulusal basında geniş yer bulan UBTAS’a birçok yazılı ve görsel basın  sayfalarında yer verdi. Sempozyumun ikinci bölümü ise Balıkesir’in Güre  ilçesinde gerçekleşti. Avrasya Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bekir Günay, “Belge   Tarihinden Analiz Tarihine: Balkanlar Örneği ” başlıklı bildirisini, Güre’de  gerçekleştirilen  1.oturumda  sundu. Sempozyumun değerlendirme  oturumunda da bir konuşma yapan Günay, sempozyumda elde edilen ve belgelerden   yola çıkılarak ortaya çıkan fikirlerin analiz edilerek hayata geçirilmesinin   önemine vurgu yaptı. Doç. Dr. Bekir Günay konuşmasını “Bütün bu   farklılıklardan ortak sonuç oluşturarak fiiliyatta tarihe yön veren   belirleyici teknokratlar olarak birlikte takım halinde çalışırsak, tarihin   aslında geçmişle ilgilenen değil, geleceği ne kadar değiştirebilecek ana bir   güç olduğunu da bütün topluma ispatlamış oluruz” sözleriyle tamamladı.   Değerlendirme oturumunda da söz alan Günay, “Balkanlar” ifadesinin   çağrıştırdığı olumsuz anlam nedeniyle bunun yerine “Rumeli” tabirini önerdi.

Amerikalı   ünlü Osmanlı Tarihçisi Prof. Dr. Heath Lowry ve ünlü İngiliz tarihçi Prof. Dr.   Rhoads Murphey birer bildiri sundular. Ayrıca ülkemizde “Vahşi Avrupa”   kitabıyla büyük beğeni kazanan Sloven antropolog Prof. Dr. Bozidar   Jezernik’in de bir bildiriyle renk kattığı sempozyuma  Hırvatistan’dan Prof.   Dr. Nenad Moačanin, sırbistan’dan Prof. Dr. Ema miljovic, Prof. Dr. Aleksandar   Rastoviç ve Prof. Dr. Aleksandar Kadijevic katıldılar. Karadağ’ın ve   Balkanların en ciddi ve saygın isimleri arasında bulunan Prof. Dr. Şerbo   Rastoder ise yaptığı sunumda balkan tarihi ile ilgili yapılan bu çalışmaların   geleceğe dair ümit taşımasına neden olduğunu belirtti. Prof. Dr. Mehmet   İnbaşı  Prof. Dr. Azmi Özcan, Prof. Dr. Osman Köksal, Prof. Dr. İbrahim   Yılmazçelik, Doç. Dr. Hasan Babacan, Doç. Dr. Zafer Gölen, Doç. Dr. Fatih   Özbay gibi önemli isimler katıldı.  Akademisyenler ve katılımcılar   tarafından ilgi ve beğeniyle takip edilen Sempozyumun 2.sinin de Karadağ’da,   Adriyatik’in kıyısında bulunan Budva şehrinde yapılması kararlaştırıldı. Çok   sayıda yerli ve yabancı tarihçinin katkı sağladığı sempozyumun bildirileri Enstitümüz   tarafından kitaplaştırılacak.

 

 Sempozyum Kitapçığı 
 Basında I. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu
 BALKANLARIN TARİHİ BALIKESİR´DE YAZILACAK(http://www.balikesirpolitika.com)

1. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu ´Metadolojik Yaklaşımlar´ temasıyla dün Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi´nde başladı. 3 gün sürecek sempozyuma 20´si yurtdışından olmak üzere 59 akademisyen katıldı.

Bu yıl birincisi düzenlenen Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu´nun açılışına Vali Ahmet Turhan, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Alkan, İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bekir Günay, İl Kültür ve Turizm Müdürü Prof. Dr. Abdullah Soykan, İl Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner ile sempozyumda yer alan akademisyenlerle öğrenciler katıldı.

BALIKESİR BALKANLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR BÖLGE
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Necatibey Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Özdemir, uluslararası bazda bir sempozyuma ev sahipliği yaptıklarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sempozyumun ikincisini gelecek yıl Mayıs ayında Karadağ´ın Ürgüp´te yapmayı kararlaştırdıklarını belirten Prof. Dr. Bülent Özdemir şunları söyledi;
“Balıkesir Karesi Beyliği zamamından itibaren Osmanlı´nın genişleme döneminde, Osmanlı devletine yaptığı katkıyla Balkanlara geçişi zemin hazırlamış bir bölgedir. Güney Marmara olarak düşündüğümüzde daha sonraki dönemlerde de Balkanlar´la; belki de -Trakya´yı biraz dışarıda tutacak olursak- en fazla içli dışlı olmuş bir bölgedir. Bir köprü vazifesi görmüştür. İlk zamanların tarifi böyle. Sonraki zamanlarda 1800´lü yılardan itibaren Balkanlar´dan göçlerin başlamasıyla, geriye çekilme söz konusu olduğunda yine Balıkesir dahil olmak üzere Güney Marmara, Çanakkale ve Bursa´yı da dahil edecek olursak Güney Marmara Bölgesi gelen göçmenlerin en fazla yerleştirildiği bölgelerden birisi olmuştur. Tamamen hazmedici bir bölge olarak kendini göstermiş; bugün Balıkesir´de, ilçelerinde, köylerinde hem Kafkasya´dan, ama daha çok da Balkanlar´dan çok sayıda göçmen yaşamaktadır. Yine Kurtuluş Savaşı´na geldiğimizde yeni cumhuriyetin temelleri atılırken; Balıkesir´i yine tarih sahnesinde görüyoruz. Milli Mücadele´nin başlangıcı itibariyle, Kuvayi Milliye´nin örgütlenmesinde Balıkesir yine ön planda. Buradada yine göçmen kökenli; özellikli 1800´lü yıllarda bu bölgeye göç etmiş insanların ön planda olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Balıkesir ve Balkanlar -Trakya´yı biraz işin dışında tutacak olursak- çok fazla angaje olmuş bir bölgedir. Bu yönüyle de 1. Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumuna ev sahipliği yapmaktan da gurur ve mutluluk duyuyoruz.”

GEÇMİŞTEKİ OLAYLARI ORTAYA ÇIKARMAK İSTİYORUZ
İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bekir Günay sempozyumun amacının geçmişteki olayları ortaya çıkarmak olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Biz Karadağ´da geçen sene bir toplantı yapmıştık. Toplantının başlığı ´Osmanlı Balkanlar´ı fetih mi etti, işgal mi etti´ oldu. Bu başlıkla 3-4 gün tartışma yaptık. Sonuçta Osmanlı Balkanları fethetmiştir sonucu çıktı. Avrasya Enstitüsü olarak bakış açısıyla geniş bir coğrafyada etkinlik sürdürüyoruz. Balkanlar bunlardan bir tanesi. Balkan tarihi araştırmalarındaki en temel konu geçmişteki olayları ortaya çıkarmaktır.”

BALKANLARDA OSMANLI İZLERİ GÖRÜLÜYOR
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Alkan da Balıkesir´in Balkanlar´dan en çok göç alan bölgelerden birisi olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:
“Osmanlı ve Türk Tarihi açısından da önem taşıyan bir özelliğe sahip olan Balkanlar bugün; bünyesinde farklı din, mezhep, ırk, dil ve kültüre sahip çok sayıda milleti barındırmaktadır. Bölge, coğrafi konumu itibariyle tarih boyunca Eski Yunan, Roma ve Osmanlı gibi birçok büyük medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Söz konusu medeniyetlerden Osmanlı Medeniyeti’nin Balkanlar üzerinde bıraktığı tesir günümüze kadar uzanmaktadır. Balkan ülkelerinde konuşulan dilde, yenilen yemekte, anlatılan fıkralarda, özetle hayatın her alanında Osmanlı kültürünün izleri yoğun bir şekilde görülmektedir. Osmanlı’nın Balkanlar’dan çekilmesi ile birlikte başlayan göçler neticesinde Anadolu’nun demografik ve kültürel yapısında önemli değişimler yaşanmıştır. Bu durum özellikle kentimiz Balıkesir gibi, Batı Anadolu’da yer alan şehirlerde çok daha açık görülmektedir.
Osmanlı’nın Balkanlar’da bıraktığı iz nedeniyle, Balkan ülkelerinin sosyal, kültürel ve ekonomik yapılarının anlaşılması, Anadolu’ya yapılan göçler ile Anadolu kentlerinin demografik yapısında yaşanan değişimler ancak Osmanlı döneminin derinlemesine araştırılması ile mümkün olacaktır. Bu amaçla özellikle Balkan Savaşları’nın 100. yıl dönümü vesilesi ile 2012 yılından bu yana dünyada çok sayıda sempozyum ve konferans gibi bilimsel etkinlik düzenlenmiştir. Sadece Türkiye’de 20’den fazla sempozyum düzenlenmiş, çok sayıda makale ve kitap neşredilmiştir.
Ancak bu çalışmalar yapılırken, Balkanlar’da büyük bir miras bırakan Osmanlı arşivlerinin yeterince kullanılmadığı gözlerden kaçmamaktadır. Özellikle Osmanlı’nın Balkanlar’da bıraktığı arşivleri başta olmak üzere Türkiye’de birçok ilde, çeşitli kurumların depolarında muhafaza edilen çok sayıda belge ve defterler de henüz araştırmaya açılmış değildir. Bu da tarihi araştırmalarda metodolojik hatalara veya bilimsel eksikliklere neden olabilmektedir.
Bu bağlamda bir seri halinde ve her yıl yapılması planlanan Uluslararası Balkan Tarihi Araştırmaları Sempozyumu’nun ilkine Balıkesir Üniversitesi ev sahipliği yapmış ve sempozyumun alt teması “Metodolojik Yaklaşımlar” olarak belirlenmiştir.
Balıkesir’de düzenlediğimiz sempozyuma yukarıda belirttiğim hususları da göz önünde tutarak birçok ülkeden değerli bilim adamlarını ve kurum yetkililerini davet ettik. Sempozyum’a ABD, Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, İngiltere, Karadağ, Kosova, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan’dan 20, Türkiye’den ise 37 davetli katılmıştır. Türk tarihinin yurt dışındaki en önemli isimlerinden olan Prof. Dr. Heath Lowry, Prof. Dr. Rhoads Murphey, Karadağ’ın en önemli tarihçisi Prof. Dr. Šerbo Rastoder, Lumina Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Filip Stanciu, Hırvatistan Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Željko Holjevac, Romanya Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ioan Scurtu, Sırbistan tarihinin önemli ismi Prof. Dr. Aleksandar Kadijevic gibi yabancı davetlilerin yanı sıra Türkiye’den Prof. Dr. Ali Arslan, Prof. Dr. Mehmet İnbaşı gibi Balkan tarihinin önemli isimleri ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Tapu Kadastro Arşivi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi müdürleri, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, Lozan Mübadilleri Vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç sempozyumumuza iştirak eden değerli akademisyen ve kurum yetkililerinden birkaçıdır.
Bu kadar yetkin insanı bir araya toplayarak geçmişte Balkan tarihi ile ilgili yapılmış çalışmaların metodolojik bir kritiğini yapmayı ve bundan sonra yapılacak çalışmalara da öneriler sunmayı amaç edindik. Ayrıca özellikle Balkan tarihi araştırmalarında Osmanlı arşivlerinin önemine vurgu yapmayı sempozyumun amaçları arasında sayabiliriz.”

BALKANLAR İLE ÇOK ORTAK YÖNLERİMİZ VAR
Sempozyumun açılışında son olarak söz alan Vali Ahmet Turhan da Balkanlar´dan balıkesir´e çok ciddi bir göçün yaşandığını belirtenek şu ifadeleri kullandı:
“Balkanlar bizler açısından; hatta Avrupa ve dünya açısından önemli bir alandır. Çok sayıda milletin beraber olduğu, bir çok kültürün olduğu, zaman zaman sıkıntıların, savaşların olduğu; ama daha çok kaynaşmanın olduğu bir coğrafya. Tabi ki bizim açımızdan ayrı bir önemi var. Özellikle Osmanlı´nın yıllarca o bölgede bulunması; Osmanlı kültürü ve mirası açısından önemli bir alan. Akabinde tabi 93 harbi ve Balkan Savaşları´ndan sonra bölgede ciddi bir göç sözkonusu olmuş. Yaklaşık 1 milyona yakın vatandaşımız Türkiye´ye gelmiş, bunun önemli bir kısmı da Balıkesir´e gelmiş. Bu açıdan da önemli. Tabi ki tarih geleceğin inşası açısından önemli bir bilim dalı. Biz tarihi doğru bilmemiz, doğru yorumlamamız ve geleceği bu doğrultuda şekillendirmemiz çok önem taşıyor. Bu açıdan da bu sempozyum bizim için önemli. Tabi ki Balkanlar´daki huzur ve kaynaşma sadece bizler açısından değil, Avrupa ve hatta dünya barışı açısından da önemli. Yine Avrupa Birliği sürecinde düşündüğümüzde; Balkanlar bu açıdan da önemli. Balkanlar sadece Türkiye açısından kültürel, sosyal, ekonomik ve coğrafi alanda bulunmak açısından değil, geleceğimizin şekillendirilmesi açısınıdan da önemli. Buradaki ilişkiler ben inanıyorum ki; kültürlerin buluşması ve kardeşliğin oluşması açısından önemli. Çünkü Balkanlar´la bizlerin çok ciddi ortak yönleri var. Bunları yüceltmek; belki Avrupa´ya ve dünyaya örnek bir kardeşlik hukuku oluşturmak gerçekten önemli diye düşünüyorum.”
Sempozyumun ilk gününde Necatibey Eğitim Fakültesi Konferans Salonu´nda düzenlenen oturumda Balkan Tarihi Araştırmalarında Osmanlı Gerçeği konusu ele alındı. NEF Dekanı Prof. Dr. Bülent Özdemir´in oturum başkanlığını yaptığı oturumda Prof. Dr. Heath W. Lowry, Prof. Dr. Serbo Rastoder ´Balkanlarda Heoristik Dönemden Osmanlı İmparatorluğu´na Egemenlik Temeli Sezgiler/Anlayışlar´, Prof. Dr. Ali Arslan ´Balkan Tarihi Yazımında Rekabet´, Dr. Anna Alexieva katıldı.