Cumhuriyet Tarihinde Kürtler

Enstitümüz Araştırma Görevlilerinden Enis Güney “Cumhuriyet Tarihinde Kürtler” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Araş. Gör. Enis Güney’in konuyla ilgili kitabı Eylül 2011 tarihinde Paraf yayınları tarafından da yayınlanmıştır. (Cumhuriyet Tarihinde Kürtler)

Türkiye’de Kürt sorunu referans gösterilip yaklaşık 30 senedir devletin terör örgütü illetiyle uğraşması, ne denli ağır bir sorunla karşı karşıya bulunduğumuzu göstermeye yetmektedir. Bölgesel ve uluslararası platformda değişen her kare neredeyse doğrudan Kürt sorunu ile ilgili olmaktadır. Türkiye’yi zaafa uğratmak isteyen güçler için Kürt sorunu son derece kullanışlı bir araçtır. Söz konusu sorun çözülmedikçe ne Türkiye kendinden istenilen performansı gösterebilir ne de bölgenin sorunlarını çözebilecektir.

30 yıldan beri hayatını kaybeden binlerce insanın ardından günümüzde Kürt sorununda geldiğimiz en önemli nokta, yönetimin en tepesinde bulunanların da böyle bir sorunun varlığını kabul etmiş olmalarıdır. Bu kabulleniş gerisinde çözümü de getirmiş olacaktır. Çözüme ulaşılabilmek için de Kürtlerin sosyal yapısını ve buna paralel olan ve tanımlama da birçok farklılıklar olan Kürt sorunu kavramının ne demek olduğunu tartışmak gerekmektedir. Sosyal yapıda ise Kürtlerin menşei, dini-mezhebi, nüfusu, yayılma alanlarını bilmek meseleyi çözmede önemli referans noktasını oluşturacaktır.

Kürt sorunu ile ilgili geçmişten günümüze bu kadar evre geçiren tarihimiz de Kürt sorununun tanımlama biçimleri de farklılıklar göstermiştir. Gelenekçiler İttihad-ı İslam’ı savunurken, milliyetçiler de kendi aralarında birkaç fikir ayrılıkları olsa da genel düşüncede Türklük çatısı altında toplanma anlayışı içinde olmuşlar buna karşın sosyalistler de ayrı bir Kürdistan’a kadar meseleyi götürmüşlerdir.

Günümüz siyasi partilerinin Kürt sorununa çözüm arayışlarıda çözümün önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Son dönem partilerinin Kürt sorununu ‘sorun’ olarak görmesi ve bu alanda kapsamlı çalışmalar yapması bu bölümün yazılmasını elzem hale getirmiştir. Ana gayeleri Kürt sorununa çözüm bulmak olan partilerin farklı çözüm arayışları çözümü çeşitlendirse de bazı noktaları da tıkamıştır.

Görüldüğü gibi Kürt sorunu çok şümullü ve çok girift bir problemler yumağıdır. Maalesef bu yumak her geçen gün çözüme ulaşamazsa çığ gibi büyüyecektir. Bu bağlamda son söz olarak da Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabının önsözündeki ifadeleri bize ufuk açıcı mahiyette olmaktadır: “Bugün her şeyden önce daha çok, ülkenin geleceğine alternatif bakış açıları getirecek stratejik analiz çerçevelerine ihtiyaç vardır.”